20 Şubat 2010
TEMEL, VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ, HAYSİYETPERVERLİK VE İNSANLIK ONURUNUN HER ŞEYİN ÜSTÜNDE TUTULMASIDIR
• Sevmek ve sevdirmek yolu görmek ve göstermek yoludur. Sevgi meziyetlere akar. İnsan nerede olursa olsun, doğruluk, fedakârlık, cömertlik ve benzeri insanik meziyetleri gördüğü zaman sevgisi oraya akar. Onun için insanlara bu değerleri göstermek gerekiyor.
• Hedefsiz ve amaçsız yaşanan ömrün sahibine hiçbir yararı yoktur.
• İnsan istediği zaman dönüş yapabilir, hedeflenebilir. Bu varlık içinde sadece insan türüne verilmiş çok büyük bir imkandır. Ama koyun her zaman koyundur. Burayı görüp değerlendirirsek çok şanslı olduğumuzu anlarız. Ömrümüzce takip edeceğimiz çizgi budur. Biz yaratılışımıza uygun yaşamayı, insanlık şerefine ulaşmayı amaç edinmeye çalışacağız. Nasıl ki zahiri esaretlere karşı çıkıp “Ya istiklal, ya ölüm.” diyoruz. Aynı şekilde iç dünyamızda da vicdan özgürlüğünü temel alıp taviz vermeyeceğiz.
• Kişi çok becerikli ve yetenekli olabilir. Sen de buraları görür o kişiyi seversin. Ama o adam dünyacıdır. Sana da dünyacılık geçer. Onun için 100.000 Hans 500 meziyeti ile bir Ahmet etmez. Çünkü onlar baştan peygamberi reddediyorlar. Sen bu adama sevgini salarsan dünyacı olur çıkarsın. Sevgi başıboş bırakılmayacağı gibi vicdanını temel almayan kişi de sevilmemelidir. Yoksa ondakiler bize geçer. Bu sebepledir ki insanlık şerefinin meşkedildiği, haysiyetperverliğe koşulan gruba koşacaksın. Diğerleri ile de yakın sevgi iletişimine geçmeyeceksin. Çünkü onlar bu kutsal değerleri çiğneyip geçerler, kendilerine yontarlar, bu da sana geçer. Onun için, temel vicdan özgürlüğü, haysiyetperverlik ve insanlık onurunun her şeyin üstünde tutulmasıdır.
• Sirkteki hayvanlar eğitilirken yaptırılan davranış sonrası bir şey verilir. Sonra o hayvanlar o şeyi alabilmek için davranışları yaparlar. Eğer sen de bir şey gelecek diye yapıyorsan hayvanlardan bir farkın kalmaz. Ancak yapının gereği olduğunu duyar ve yaparsan, bir başkasını gerçekten kendinden önce düşünürsen insanlığa gidiyorsun demektir. Yemek yerken bir şey duyuyorsun. Nasıl olur da birine iyilik yapar da hiçbir şey duymazsın? Yıllarca hem söylüyor hem yapıyorsun ama bir şey duymuyorsun. Bunun üzerine iyi bakmak lazım.
• Yaptığının değerini duyabilmek için insanlığını amaçlayacaksın. Yoksa insan eğitimli hayvanlıktan öteye gidemiyor. Sadece yapmak yetmez, değerini duymak gerekiyor. Hedeflenmemiş insanın kafası çalışmaz. Onun için de yenilikleri ve incelikleri fark edemez. Duymadan yaşanan yaşayış ölü yaşayıştır. Hedefin olmayan yerin değerini duyamazsın.
• Biz Allah’a ihtiyaç duyacak ve muhtaç olacağız, maddeye değil, başka şeye değil. Bu olursa yolunun değerini duyar ve daha ötede bir iş olmadığını görürsün. Ayrıca burayı sana anlatan bir peygamberin var. Üstüne bir de hepsini idrak edebilmek için vasıta olan Eğitimci bulmuşsun. Daha ne istiyorsun? Hedefin büyüklüğüne göre vasıtanın önemi ortaya çıkıyor.
• Kişiliğin temeli doğruluktur. Sen yarın milyarder olabilirsin ama bir kuruşu bile israf etmeyeceksin. İşte doğruluk budur. Yoksa sadece doğru söz doğruluğun bin yönünden biridir. Yani ne diyorsak ne istiyorsak kendimiz yapacağız.
• Bütün büyükler küçük ve basit gördüklerimizin içindedir. Söz verdiysen tutacaksın, emaneti hayatın pahasına olsa koruyacaksın. İşte sen bunları yaşar ve tespit edersen ne büyük kıymet içinde olduğunu anlarsın. Adam diyor ki benim şu kadar fabrikam var. Sen de: “Elhamdülillah verdiğim her sözü tutarım” diyeceksin. Ona bir şey ifade etmez ama sen bu vasfın bin tane fabrikaya sahip olmaktan değerli olduğunu anlarsın.
• İyiliğin de dünya kadar çeşidi vardır. Kimi hem iyilik yapar hem de herkese duyurmaya çalışır. Kimi yapar başa kakar. Ancak en güzeli iyilik yaptığını hem karşı tarafa hissettirmemek hem bunu kimseye söylememektir. Sana biri iyilik yaptı ve bunu da herkese anlatıyor. Ne hissedersin?
• Bizim en büyük hazinemiz bizimle aynı yolda olan ve güven yarışına düşmüş arkadaş gurubumuzun olmasıdır. Akşam derneğimize geldiğimizde günümüz nasıl geçerse geçsin mutlaka rahatladığımızı ve zihnimizin sakinleştiğini görüyoruz. Bu bizim için çok büyük bir nimet.
İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği