| İnsan Kendi Kararını Kendisi Vermelidir - İygder - 2010-02-24 04:28:34 |
İNANÇ VE DÜŞÜNCE İNSAN ALEMİ İÇİN BÜYÜK SERVETTİR Arkadaşlarım yapıyor, bende yapayım olmaz, katiyen olmaz. Her açıdan düşünüp, her tarafını tespit etmeden bir şeye karar verilirse o karar, karar olup da durmaz. Zihnin dahi kararsızlık etkisinde kalır. İçinde mahkeme yine devam eder. Esas olan ihtiyacımız, maneviyat besini olan mukaddes inanım ihtiyacıdır. Böyle bir inanç tam sağlam olursa, daha başka etki olmaz. Mukaddes olan kabullenmeler, kararlı olunca öyle bir zeka direnci olur ki; çok büyük, süper insan olmak bile katidir. Ne var ki, Allah’a ve O’nun Habibi ve Resulü olan Muhammed’e(s.a.v) inanmak tam bilmekle olur. İnsanın tam bilmediği şeye inanması da, bilemediği nispette olur. Bilmek için öğrenmek zor değildir. Burada ki incelik, onu iyi bilen ve inanan kişiyi bulmak lüzumudur. Çok faydalı hatta her faydayı getirecek olan bu büyük maneviyat kaynağını ihmal etmek, bindiğimiz dalı kesmeye benzer… İnanç ve düşünce, insan alemi için büyük servettir. İlahi inanım ve ilahi tefekkür, ciddiyetle olursa, ona sahip olan insanlar, parasını demir kasalarda sakladığı gibi kalplerinde ki inancı saklar, kimseye göstermezler. İnsan denilen varlık öyle bir şeydir ki, kendi arzusuyla çektiği zorluk bile kendisine hoş gelirde; kendi arzusu olmadan, bir emirle yapacağı kolaylık, kendisine en zor bir yük olur. İnsan hürdür, kendi hürriyetine müdahale istemez. Gençliğini boşa geçiren, ne zaman olsa, küçük düşmeye hazırlanıyor demektir. Kim ne yapmak isterse bilinmelidir ki; Muvaffak olmak, şahsiyeti yerinde, kararı kesin, maneviyatı yüksek olmakla yapılır. Sözün yaptığını ordular yapamaz, sözün yıktığı asırlarca yapılamaz. Beş dakika da cereyan edip, kabul edilen sözün yaptığını, yirmi sene ordular çarpışmakla yapamaz. Söz, fetihlerin en büyüğü, kırmaların, yapmaların en müessiridir. |