Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 2602
Çoğul Ziyaretçi : 38272
İp Adresiniz : 38.107.191.113
İygder - Makaleler - Fikir Bahçesi
Kişi Kalbini Neyle Doldurursa, Onun Dindarıdır - İygder - 2010-02-06 01:27:45

                                                                    30 Ocak 2010

• Fiziksel vücudunda bir değer sıralaması var. Kimse tırnağı için gözünü feda etmez. Çünkü herkes tırnağıyla da gözüyle de neler yapabileceğini bilir. Aynı şekilde insanın bir de mücerret yapısı yani iç dünyası vardır: Şahsiyet, şeref, namus, güven, doğruluk, fedakârlık. Buzlu bir yolda giderken nasıl dikkat ediyorsun? Nasıl olur da inanırlığını ve güvenirliğini sarsacak bir iş yaparsın, nasıl olur da emaneti korumazsın? Sen dönüp değerlendirmezsen buraların değerini kim biçecek? Sen gerçekten dönüp sağlıklı değerlendirme yapabilsen güven sarsacak hiçbir iş yapamazsın, tutamayacağın sözü vermezsin. Başkasının beğenimine ve sevgisine haysiyetini kurban etmezsin. Onun için döne döne bu mücerret yapı taktir edilecek ve değer sıralaması kesin ve net olarak oluşacak.



• Kişi hayatında ne kadar dağılıyorsa o kadar gücü de dağılıyor, azalıyor. Adamın işi öğretmenlik. Aynı zamanda esnaflık yapıyor, spor yapıyor, diğer taraftan politik işlerle uğraşıyor. Bu kadar çokluk ve dağınıklık içinde öğretmenlik mesleği hakkı verilerek yapılabilir mi? Tabidir ki yapılamıyor. Ben iç dünyacıyım diyorsun ama dış dünyada ne varsa ilgileniyorsun. Onun için esas mesleğimizi gerçekten seçerek gereklerini yerine getirerek o meslekte uzmanlaşmaya odaklanacağız.

 


• Sen mücerret insanı merak etmezsen o sahanın eğitimcisinden ne anlayacaksın? Onun işi insan yapısını, insan iç dünyasını insanlara öğretmek. Sen çiftçilik ile ilgili şeyleri soruyorsun. Senin aradığın burada değil. Sen kendini merak ediyorsan, kendini tanımak istiyorsan bu kapı sana yardımcı olabilir.


 


• İnsan bu dünyada maddesel olarak her şeyi kazanıyor ama bir türlü doygun yaşayamıyor. Çünkü kişi kendi yapısından haberdar değil. Fiziki ihtiyaçlar insan ihtiyaçlarının bir kısmı. Bunun dışında sevmek, sevilmek, güvenmek, beğenmek, beğenilmek, anlamak, emin yaşamak, aldatmadan, aldanmadan yaşamak da bizlerin ihtiyaçları değil mi? Bunların hepsi tamam doyurulmadan bir kişinin gerçek anlamda doyumlu yaşamasına imkan yoktur.


 


• Herkesin kafasına göre bir Allah inancı var. Oysa Allah inancımız kafamıza göre değil, peygamberimizin bize tanıttığı Allah değeri esas alınarak oluşturulmalıdır. Birinci değer Allah’tır. İkinci değer Muhammed aleyhisselamdır. Sen şimdi değer dünyanda birinci değer olarak Yaratıcıyı değil de gövdeni koyunca boşluğa düşüyorsun. Üçüncü değer de kendinsin. Kişi kendini tanımaya koşmayınca Allah’ı da peygamberi de anlayamıyor. Oysa peygambere koşsan insan yüceliğini kavrayacaksın. Allah’a da iman etsen güç alacaksın. Seni Allah’a dayanmaya, imana peygamber götürecek. Allah’ın neresi sevilir, neresinden korkulur, nasıl güç alınır, bunları sana peygamber öğretecek. İnsanın kendini bilme, bulma oluştaki yüceliğine ulaşma gibi bir derdi olmayınca Allah ve peygamber müesseselerinden yararlanılamıyor.


 


• Bir insan dünya ahiret huzuru ve mutluluğu nerede bulacağına inanıyorsa oraya tapıyor ve dayanıyor demektir. Örneğin bir kişi mutluluğu ve huzuru çok para kazanmakta arıyorsa, böyle inanmışsa o kişi maddeye tapıyor demektir. Bir kişi de dünya ahiret huzuru makam sahibi olmakta arıyorsa o da makama tapıyor demektir. Ağzın ve zihnin ne dediğinin önemi yok. Önemli olan kalptir. Kişi kalbini dolduranın dindarıdır. Kişi kalbini dolduran değerin adına yaşar. Ağzımız sözümüz değil, kalbimiz Müslüman olacak. Sen burayı görürsen eğer senin için eğitim başlar.


 


• Tarihe baktığımızda ne zenginler, ne makam sahipleri ne de şöhrete ulaşmış kişiler dünya ahiret mutluyum diyemiyorlar. Ancak Yunuslar, Mevlanalar diyebiliyor bu sözü. Ancak dünya ahiret huzur onların yolunda bulunabilir.


 


• İnsanın kalbi neyle doluysa hassasiyeti oraya çalışır. İnsanın önem verdiği neyse kafası, hassasiyeti oraya çalışır. Sen maneviyata iç dünyanda değer vermiyorsan, maneviyat sohbeti dinlesen ne olacak?


 


• İnsanlar tartışıyor, ezan Arapça mı olsun Türkçe mi olsun? Ya kardeşim, senin kalbin maddeyle doluyken ağzın ne söylediğinin ne önemi var? Onun için herkes kalbine baksın, en çok neye değer veriliyor? Herkesin seni sevip saymasının ne önemi, sana ne faydası var? Sen yine kalbindeki değerlerle yaşıyorsun. Yine bekliyorsun, yine kusur arıyorsun. Oysa Efendimiz buyuruyor ki, başkasının ayıp ve kusurlarını aramak israfından kurtulan kişi ne bahtiyar kişidir. İşte kalbi eğitime giren kişi buraları fark edip değişiyor.


 


• Kamil insana verilen önem kendi yüceliğimize ulaşmak içindir. Onu büyütmek, kendini küçültmek ona yapılmış en büyük hakarettir. Çünkü o senin oluşundaki yüceliğine ulaşmanı, oluştaki gücünü açığa çıkarmanı istiyor ve buna gayret ediyor. Bu da gösterir ki seni gerçekten seven odur. Seven sevdiğini özgür, hür ve gür görmek ister. Onun için bizi yüceliğimize, yüceliğine ulaşmış bir insan götürecek. 


 


•  Bir askeri lise öğrencisinin genelkurmay başkanı olma potansiyeli vardır. Ancak bu öğrenci okulları bitirir ve gerekleri yaparsa eğer genelkurmay başkanı olabilir. Daha okuldayken eğer “Siz kim oluyorsunuz bende ne potansiyel var, haberiniz var mı” diye komutanlarına karşı gelir ve denilenleri yapmazsa, imkân yok ki genelkurmay başkanlığına gidemez. Aynı şekilde “Şerefli sahip insansın.” denince hemen öyleyim diye önüne geleni tanımamazlık etme. Sen de aynen o asker öğrenci gibi bir potansiyel taşıyorsun. Onun için eğitime gir ve gölge, eşya, bitki, hayvan gibi sıfatlardan kurtularak insan sıfatına ulaş. Unutma ki her söz bir yer ve zamanda söylenmiştir. Sözleri de gerçekleştirecek olan sensin.

 


                                                                                     İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15
Tel :  ( 0.312 ) 212 15 31 www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara