Sabah besmele ile ve hedefime bir adım daha yaklaşma gayretiyle güne başladım. Kızların odasına girip onları görünce, dua ederim hep. “ Allah ’ım, senin rızan için çalışacak evlatlar yetiştirmeyi nasip et ” diye...
Sonra “ kızlar kalkın bakalım".Müslüman Türk kızı üstüne güneşi doğdurmaz. ” dememle; İnci, “ Ya anne biraz daha lütfen ” dese de arkasından İpek de onu desteklese de, gözlerini ovuşturarak besmeleyle kalkmaları benim için ayrı bir haz alma noktam.
“ Sakın abdestsiz başlamayın güne... ” dediğimde İnci, “ Yoksa günü uyuşuk uyuşuk geçiririz. ” der. İpek hemen atlar, “ Yoksa insan olamayız değil mi anne? ”
.
Kızların böyle demeleri mutluluk verir bana. Onlar için her gün abdest almak, odalarını düzenli tutmak, diş fırçalamak gibi ihtiyaçlarını yapmak yük gelse de, güne çok tatlı başlarlar benim için. Eee.. Artık mutfağa, ikram etmenin tadını almaya gelir sıra…
Hadi bakalım, aşçı iş başına… Rabbimin verdiği bunca nimetin şükrünü yaparak hazırlamak, bana doygunluk hissi veriyor. Sofraya oturmadan doydum işte. Elhamdülillah. İnci dersini alır gelir. Biraz da öğretmenlik yapalım, bilgi alış verişinde bulunalım.
Bazen matematikçi, bazen fenci, bazen Türkçeci… Resim de ayrı bir sanat. İpek ’ in yaptığı resimleri, boyamaları takdir etmek de, ana sınıfı öğretmeninin işi. Onunla ilgilenmezsek olmaz. Annemin kulak damlalarının ve haplarının takibini hemşire hanım yapar.
Hemşire ilgilenir; görevde çünkü. Eğer hasta varsa, o da hasta bakıcının işi. İzinli değil çok şükür. Ne kadar çok çalışırsa, o kadar prim alacağının farkında pek tabi. Temizlik, düzen ve intizamı temizlikçi yapar. Güveniyorum ona. İnsanın içi açılıyor, rahatlıyorum. Çünkü evin sahibi işini tam yapmasını istiyor.
Biraz da emanetçi olarak, emanetlere sahip çıkalım. Bedeni dinlendirirken, kendimi dinlemek, kendimi tanımak, benden istenenlere cevap vermek için okumak ve yazmak benim işim. Çünkü beni ancak ben bulabilirim. O yüzden keşfe çıktım.
Yolum ince ve uzun. Akşam zil çaldı. Bizim ağır işçiler geldi. Ama dolu dolu geldiler. Onların yükünü almak için dinleyici lazım. O görev de bana düştü. Yaptıklarını, yaşadıklarını eleştirmeden, tenkit etmeden, kınamadan, yüklerini taşıyabilecek sağlam vücut lazım. Çünkü benim de öğrenmeye, kendimi değerlendirmeye, öğrendiklerimi tatbik etmeye ihtiyacım var, hayatın her alanında.
Öğretmen olduğum kadar öğrenciyim deŞimdi oradan alacağımı aldım. Ama bazılarını da not ettim. Konuşmak istersek sohbet konumuz belli olsun diye. Psikolojik desteğe ihtiyaç duyulabilir.
Çocuklarıma öyle destek olmalıyım ki; yatarken kalkarken, yerken içerken, oynarken koşarken, attıkları her adımda, aldıkları her nefeste güçlerinin gerçek sahibini bilsinler. Bazen oyun oynarken üçüncü bir arkadaşa ihtiyaç duyarlar.
Ben hazırım dememle, gözleri parlar ikisinin de. Boğuşmak bir kişiyle olmaz. Saklambaç oynarken ebe lazım. İşte bütün bunları yapabilmek için okula gitmeye, diploma almak için senelerce uğraşmaya hiç gerek yok.
Sadece her konuda güvendiğimiz, sözünü dinlediğimiz, tavsiyesini tuttuğumuz gerçek bir dosta ihtiyacımız var. Her konuda bizi süzecek, sağlam bir süzgece ihtiyacımız var. Elhamdülillah… Elhamdülillah… Elhamdülillah… Ben filtremi buldum. Rabbim herkese nasip etsin. Âmin.
Gül ASİLOĞLU