Kişiliğimizi Şahsiyetlendirmek
Kişiliğimizi Şahsiyetlendirmek
Fedakar Annem
Fedakar Annem
Huzur Bahçemizde Ramazan
Huzur Bahçemizde Ramazan
Türk Milli Şahsiyetini Dünyaya Kabul Ettirmek İçin Yaşar
Türk Milli Şahsiyetini Dünyaya Kabul Ettirmek İçin Yaşar
Milli tarihimizin bilincine ermek, vatan ve millet şuuruyla dolu evlatlar yetiştirmek, Türk'ün öncü ve örnekliğini tüm dünyaya ispat etmek maksadıyla hizmete sunulmuştur. ..devamı
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 7047
Çoğul Ziyaretçi : 127885
İp Adresiniz : 38.107.191.91
İygder - Makaleler - Bize Gelenler
Derin Duyguların Sığ İfadesi - Uysal Önder - 2009-12-29 12:38:10

NEDEN KAÇIP NEREYE DOĞRU KOŞUYORUM?

Örgünöz Fikrinin bireysel eğitimi içinde olan bir talebe( talip) olarak, neden kaçıp nereye koştuğum sorusunu kendime soruyorum?


 

Günlük yaşantımda, hayat çizgim ve ömür sürecimde, ulaşmak istediğim hedefim doğrultusunda kaçtığım ve koştuğum yönleri ana noktalarıyla sunuyorum.




Nereye koşuyorum? Yaşatanıma bağlı olarak yaşadığımı unutmadan ona daha çok güvenmeye, ona daha çok dayanmaya doğru koşuyorum. Onun yaşattıklarına ve onun geliştirdiği olaylara iyi yönlerinden bakıp, değerlendirerek, olduğu gibi kabul etmeye çalışıyorum.




Yaşatanımın beni çok sevdiğini beni kollayıp gözetlediğinin sürekli bilincine ve takdirine, günlük yaşantımdaki dikkat ve tespitlerim sonucu daha fazla koşuyorum. Dolayısıyla da yaşatanıma karşı minnetli bir sevgi duymaya ve bu sevgiyi arttırmaya doğru koşuyorum. Allah(cc)’ın emir ve yasaklarının, insanın tabii yapısının ve mutluluğunun vazgeçilmez kanunları olduğunu idrakine doğru koşuyorum.




Neden? Çünkü rahatlıyorum, kendime güven geliyor, çevremdeki olumsuz etkilere rağmen iyi ve güzel davranışlarda bulunma gücünü ancak bu şekilde buluyorum. Allah(cc)’ın emir ve yasaklarına coşkuyla uyarak insan olmanın mutluluğunu tadıyorum.




Neden kaçıyorum? Sebeplere dayanarak Yaşatanımı unutmaktan kaçıyorum. İnsanlardan iyi, güzel ve doğru olanları yapmalarını bekleyip sonradan onlardan beklediklerimi bulamayınca, hatta zıttını görünce de kızmaktan kaçıyorum. Çünkü Yaşatanımın haricinde onu unutarak insanlardan bir şey beklemek ve ummanın , zamanımı ve düşüncelerimi boşa harcamak olduğunu tespit ettim.



Beklemek ve ummanın oluşturduğu beni rahatsız edici kızma halimin yerine İnsan Yüceliğine yakışan iyi ve güzel olumları Yaşatanıma dayanarak aldığım güç ve takdir sonucu onun arzusu doğrultusunda eyleme geçirerek sonuçta kendimi alkışlamak ve Yaşatanıma teşekkür haline girmek beni mutlu ediyor.




Nereye koşuyorum? Sevik kalple yaşamaya koşuyorum. Ne demek sevik kalpli hal denilirse; şu an ifadeye getirebildiğim kadarıyla ana hatlarını şöyle yazıya dökebilirim. Sevdiğim, saydığım ahbabımı(İnsanlık Öğretmenimi) unutmadan Yaradan’ın en değerli varlığının insan olduğu ve her değerin o insan yüceliği değerinin altında olduğunun, idrakli halidir diyebilirim.




Neden sevik kalpli yaşamaya koşuyorum? Çünkü sevik kalpli iken zihnim sade oluyor. İnsanların hakkımda ki düşünceleri ile ilgilenmeden onlarla rahatça muhatap olup, ilişki kuruyorum. Daha ötesi, yanlışlık yapan insanlara karşı bile sevip kalpli iken elimdeki imkânları sunabiliyorum.



Özetle de sevik kalpli iken kendimden memnun dıştaki olay ve insanlara bağlı olmadan kendi kalbi hoşnutluğumun itişi içinde insani davranışlar sergiliyorum. Sevgisiz yaşamaktan da kaçıyorum. Neden? Çünkü sevgisiz halde iken insanların yanlış, haksız hareket ve sözlerine karşı tepki ve hak iddia ederek kızıyor, münakaşalar içine giriyorum.



Bu durumum daha da ilerlerse onların dedikodularını da yapmaya kadar gidiyorum, zamanımı ve gücümü boşa harcıyorum. Ayrıca bu haller beni kendimden, kabul ettiğim insani değerlerimden uzaklaştırarak dıştaki kişi ve olayların etkisine sokuyor. Bu durumlar ise, haklı bile olsam beni sıkıyor rahatsız ediyor.




       
Nereye koşuyorum? Elimdeki imkânlar doğrultusunda daha çok cömert olmaya, daha halisane cömertlik yapmaya koşuyorum. Neden? Çünkü insanların hoşnut olmasından, onların rahatlamasından, ufakta olsa problemlerine çare olmaktan zevk alıyorum. Ayrıca, vermenin insana ait bir özellik olduğu bilinciyle, hayvana benzemediğimden dolayı kendimden memnun oluyorum.



   
Cimrilikten kaçıyorum. Çünkü vermemi engelleyen, gelecek endişeleri ve tasarıları zihnimi yorduğu gibi, cimrilikle muhatap olduğum insan hakkında olumsuz, yersiz düşüncelere
beni atarak, ihtiyaçlı bir insanın ihtiyacının karşılayamamak sıkıntısına da beni sokuyor. Ayrıca, Allah(cc)’ın en değerli varlığı olan insanından, daha alt bir değeri esirgemekten dolayı da kendimi, Yaşatanımla ayrı düşmenin sıkıntısına da sokmuş oluyorum.


 

Nereye koşuyorum? Doğru sözlü ve dürüst olmaya koşuyorum. Çünkü kendi kendimden ancak o zaman memnun ve hoşnut oluyorum. Dıştaki olayları ve kişileri dürüstlüğüm dışındaki tavırlarımla yönetsem bile kendimden memnunluğumu doğruluk ve dürüstlüğümde buluyorum.



İç huzuru hoşnutluğumu ön plana alarak yürürken dıştaki kişi ve olaylara yüklediğim yersiz değerlerin farkına varıp kendi kalbi huzurumu, kendi hoşnutluğumu bunlara nasıl feda ettiğimi görüyor ve tercihlerim huzurum doğrultusunda yeni baştan rayına oturuyor. Bu yolda yürümeye devam ettikçe de kendime sevgim ve saygım artıyor. Yalan ve riyalardan gittikçe uzaklaşıyorum.

 



Nereye koşuyorum? Dostum, ahbabım(İnsanlık Öğretmenim) olan insanı, daha çok sevmeye ve ondan insanlık hedefim yolunda daha çok faydalanmaya doğru koşuyorum. Neden koşuyorum? Çünkü O, benim insanlık eğitimimin canlı örneğidir. İnsanlık değerlerini daha derin yaşamak noktasında, benim takdir ve ehemmiyetimi arttırıcı, sürekli beni bana döndürücü, beni benimle dost etmeye yönelik hayat verici sohbetleriyle O, bana Yaradan’ımın bir lütfudur.




Neden kaçarım? O, dost insanın üzülmesine sebep olmaktan kaçınırım. Çünkü O’nun üzülmesine sebep olmanın, hayatımı anlamsız hale getirdiği gibi, onun af denizine girdiğimi hissetmemim de beni yeniden var ettiğini duygularımda hissettikten sonra Onun üzülmesinden azami derecede kaçınırım.


 


Nereye koşuyorum? Fikrimin eğitim ilklerini yaşamaya doğru koşuyorum. Neden? Çünkü eğitim ilkelerini, beni bana döndürecek, insanlığımı yaşamama sevk edecek vazgeçilmez, benim için hayati derecede önemli ilkeler olarak kabul ediyorum.

 

 

Fikrimin Eğitim ilkelerini, günlük yaşantımda karşılaştığım olaylarda bozulan zihin dünyamı ve davranışlarımı tekrar yeniden hedefim yolunda rayına oturtacak manivelalar olarak görüyorum.


 

Neden kaçıyorum? Günlük yaşantımda eğitim ilkelerimin dışına çıktığımda, bu durumumu fark ettiğim an o halden kaçarım. Bu ilkelerin dışında olduğumu, bana hatırlatan her uyarıcıya ve bilhassa bu doğrultuda beni uyaran dostun ikazlarını ciddiye alarak, O’na ve tavsiyelerini yaşamaya koşarım.



 
    Özetle günlük yaşantımı;


a)  Eğitim ilkelerinin dışına çıkmamak,


b) Davranışlarımı hayvan benzerliğinin dışında sürdürmek,

 

 

Şeklindeki iki ana dal üzerinde sürdürme ciddiyetinden ayrılmama ve kontrol altında tutmaya doğru koşarım.


   

Nereye koşuyorum? Hali hazırda tenkitten hoşlanmaya doğru koşamasam da yürüyorum. Neden koşamıyorum da yürüyorum? Kendimin insanlar üzerindeki hâkimiyetini kaybedeceğimden, insanlar tarafından sevilmeyeceğimi zannedişimden yalnız kalacağımdan korktuğum için ayrıca kendimi çok konuda tamam zannedişim, benim tenkitten hoşlanmaya doğru koşmamı engellemektedirler.

 

 

Hâlbuki tenkitlerin her türlüsünden hoşlanmalıyım ve bu yolda da koşmam lazım. Neden? Çünkü tenkit yapıcı bir tenkit ise, bana eksikliklerimi gösterip kendimi düzeltmeme yardımcı olur. Eğer maruz kaldığım tenkit yersiz bir tenkit ise kendimi kontrol etme imkânı doğurarak, söylenenlerin bende olmadığını görmeme ve şükre geçmeme sebep olur. Ayrıca da, yersiz tenkiti yapanı bana tanıttığı içinde faydalanmış olurum.

 

 

Yukarda sıraladığım nedenlerden dolayı tenkitin her türünden hoşlanmaya doğru koşmam lazım.

 

 

Diğer taraftan, insanların beni sevip, kabul etmelerine teslim olarak hayatımın gidişatını onların sevme ve kabul etmelerine bırakmaktan da kaçıyorum.




Neden? Çünkü kendimi insanlık değerleri doğrultusunda tam sevip, tam kabul etmediğim, kendi kendimden hoşnut olmadığım zamanlar sevilip, kabul edilme ihtiyaçlarımı dışarıdaki insanlardan karşılamaya yöneldiğimi tespit ettim.



Dıştaki insanların beni ölçüsüz veya maksatlı sevmeleri ve kabul etmelerinden mümkün mertebe kaçarak kendi kendimi sevip kabul etmeye doğru koşuyorum. Çünkü beni benden başkası gerçekçe tanıyıp sevip, kabul edemez.


 

Kendi kendimden insan olarak hoşlanmamın yollarını buluyor onları günlük     hayatta da gerçekleştirmenin ciddiyeti içinde bulunuyorum. Kendimden hoşnut ve memnun oldukça, diğer insanlardan beklentilerim(sevilip, kabul edilme beklentilerim) azalıyor ve insanlarla daha rahat ilişkiler kuruyorum.

 



Nereye koşuyorum? Kesin kararlı olmaya doğru koşuyorum. Neden? çünkü herhangi bir konuda tereddüde düşüp kararsız kaldığımda, zihnim çeşitli alternatifler arasında koşarak yoruluyor. Ayrıca bu alternatiflerin zaman içerisinde kafa da büyümesiyle de eylemsiz bir pasif olum ortaya çıkarak sıkılmama sebep oluyor.


 

Tam aksine ise kesin kararlı olduğum konularda zihnimi yorulmayarak eyleme kolayca geçiyor sonucunda da aldığım olumlu neticelerle kendimde hoşnutluk ve güven oluşuyor. Eylemlerimin dayandığı temel ilkelerim olan;


 

a)    Yüce yaratılan insanın bu yüceliğini hayvan ve diğer varlıklar benzerliğinin dışında oluşturmak,


b)    Örnek eğitimcimin olaylara bakış ve davranışları,


 

Bunlar dışındaki bir konuda da tercih durumunda kaldığımda bile karar vererek eyleme geçmeye koşuyorum. Çünkü sonuçta doğru veya yanlış bir neticeye ulaşıyor dolayısıyla da olumlu ve olumsuz o konuda kesinlik kazanıyorum.


     

Neden kaçıyorum? Gövdesel ihtiyaçlarım ve alışkanlıklarıma abanmaktan kaçıyorum.Çünkü,bunlara abandığımda,dış etkenlere ,geçici değerlere ve hayvani zevklere yönelme başlıyor.Bu geçici değerlere abanmamda beni hayvan benzerliğine taşımaktadır.



Hayvan benzerliğinde yaşamak ise beni mutlu etmiyor,insan olarak kendi kendimde beni yüceltmiyor,daha ötesi de beni sıkıyor.Bu nedenlerden dolayı gövdesel ihtiyaçlara yönelmekten mümkün olduğu kadar kaçıyorum.Halbuki ben insan yüceliğini yaşamak ,insani sorumluluk ve ciddiyeti içinde olmak,insani incelikleri sergilemek, kendime saygı duyarak yaşamak istiyorum.

 


Bu nedenlerden dolayı yaşayış çizgim ve hedefim olarak   insani değerlerle cihazlanmak ,insan yüceliğine ererek mutlu yaşamaya doğru koşuyorum.Bana insan yüceliğinin değerini duyurucak öğretmenime ve eğitim çalışmama doğru koşuyorum.

 



Nereye koşuyorum? İnsanları kendi takdirleriyle kendilerine döndürmek ve insan yüceliğine doğru cihazlanmalarını sağlamaya doğru vesile olmaya koşuyorum.Neden? Çünkü,topluma sunulacak en faydalı,ulvi,sürekli ve gerçekçi uğraşının bu uğraş olduğuna inanıyorum.

 


Bu uğraş benim toplumsal hizmet tercihim.Ayrıca bu yoldaki  toplumsal hizmet, çaba, gayret ve sohbetlerde bulunurken insan yüceliği ve getirileri doğrultusunda takdir ve idrakimin de daha billurlaşıp netleştiğini de kendimde görüyor,kendi örnekliğimin ciddiyeti içinde daha fazla yoğunlaşıyorum.



Böyle bir toplumsal uğraş içindeyken çevremdeki insanların sevgi ve kabullerinin kendi insanlık çizgimden ve ciddiyetimden beni uzaklaştırmasından,kontrolün kendi takdirimden çıkarak elimden gitmesinden de mümkün olduğu kadar kaçıyorum. 



                                                                                                                          
                                                      SELAMLAR…


                                                                                      Av.Emk.Öğrt.


                                                                                      Uysal Önder

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara