Kişiliğimizi Şahsiyetlendirmek
Kişiliğimizi Şahsiyetlendirmek
Fedakar Annem
Fedakar Annem
Huzur Bahçemizde Ramazan
Huzur Bahçemizde Ramazan
Türk Milli Şahsiyetini Dünyaya Kabul Ettirmek İçin Yaşar
Türk Milli Şahsiyetini Dünyaya Kabul Ettirmek İçin Yaşar
Milli tarihimizin bilincine ermek, vatan ve millet şuuruyla dolu evlatlar yetiştirmek, Türk'ün öncü ve örnekliğini tüm dünyaya ispat etmek maksadıyla hizmete sunulmuştur. ..devamı
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 7061
Çoğul Ziyaretçi : 128290
İp Adresiniz : 38.107.191.93
İygder - Yaşamdan Yansımalar - Örgünöz Fikir Sistemine Göre Kişilik Eğitimi

HALİHAZIRDAKİ YAŞAYIŞ

Geçmişten günümüze insanlığın serüveni incelendiğinde insan kavramı içine çok şey sığdırılmaya çalışılmıştır. Neler denmemiştir ki? “İnsan sosyal bir hayvandır, insan düşünen bir hayvandır” ve ezberi ifadeler kullanılmıştır. Kimi zaman da gelmiş insan hakları diye gövdesel rahatlık için yeni düzenlemeler yapılmıştır. Ancak dünyanın gidişatına bakıldığında yapılan çalışmalar ne kadar da iyi niyetli gibi gözükse de akıbet hayır olmamıştır. Dünyanın her yerinde savaşlar devam etmekte, güçlü olanlar ise güçsüzleri sömürmeye olanca hızıyla devam etmektedirler. İşin özeti büyük bir bunalım devam etmektedir. İnsanlar bu sıkıntıdan çıkmak için çeşitli çözüm önerileri getirmeye çalışmaktadırlar. Kimi iktisat diyor başka bir şey demiyor, kimi devletin rejimini değiştirmeye çabalıyor, kimi de her şeyi devletten bekliyor. Ancak hepsinin ortak sonucu sıkıntıları ve huzursuzlukları ortadan kaldıramamasıdır.

Burada gözden kaçan en önemli nokta ise tüm sıkıntıları çıkaranın insanın bizzat kendisi olduğunun bilinmemesidir. Sorun çıktığı yerden çözüme kavuşturulacak. Nasreddin Hoca bir gün sokakta bir şeyler arıyormuş. Komşusu “Hocam hayırdır ne kaybettin ki arıyorsun?” diye sormuş. Hoca da anahtarını kaybettiğini söylemiş. Komşu, nerede kaybettiğini sormuş. Hoca da bahçe de kaybettiğini söylemiş. Bunun üzerine komşu, “İlahi hocam bahçe de kaybedilen şey sokakta aranır mı?” demiş. Evet doktora gidildiğinde öncelikle nerenin rahatsız olduğu anlaşılmaya çalışılır. Tedavi de ona göre şekillenir. Kalbi rahatsız olan birine grip tedavisi uygulamak hastalığı ortadan kaldırmayacaktır.

Örgünöz Fikir Sistemine göre insan şimdilik ömrünü yaşayamamakta, vakit geçirmeye yer ve vesile aramaktadır. İnsan kendine dikkat ederse, tereddütler, korkular ve şüpheler içinde yaşamaktadır. Akıl kişinin kendi işleri için kullanılacakken daima olur olmaz şeylerle uğraşır. Ademoğlu hiçbir şeyden zevk alamıyor. Bir karar verip kararlarını yine kendi kararları ile bozmak suretiyle günler geçiyor. Ta uzakları görmek iddiası ile yaşanırken gözünün önündekileri fark edemiyor.

“Allah’tan korkarım diyen insanoğlu, karanlıktan korktuğu kadar bile korkmuyor Allah’tan.” Diyerek A.K.D. insanlığın şu anda içinde bulunduğu durumu tespit etmiştir. Bu sorunlardan kurtuluş için A.K.D. bey mutlaka herkesin kişilik eğitiminden geçmesi gerektiğini ısrarla her eserinde belirtmiştir.

ÖRGÜNÖZ FİKİR SİSTEMİNE GÖRE KİŞİLİK NEDİR

Bütün mesele, insanın doğasında var olan gücünü açığa çıkarıp, yaratılışına uygun yaşamasıdır. Onun için kişi kendine dönmeli ve kişilik dediğimiz insanın oluştaki yüceliğine, izzet-i nefsine ulaşması, kişilik eğitiminin temel amacıdır. Bu anlamda kişilik şahsiyetlendirilip şerefe ulaştırılmaya çalışılmaktadır. İnsan denince ilk akla gelen güvenilir olmasıdır, Yani kişilik denince insanın doğasında yer alan doğruluk, dürüstlük, mertlik, güvenilirlik gibi insanı ifade eden ve diğer canlılarda olmayan sıfatlar akla gelir. Şahsiyet denince de bu değerlerin insanların inanç vücudunda oluşmaya başlaması akla gelir. Kişilik şahsiyetinin şerefe ulaşması ise o basamakta artık yıkılma olmaz. Kişi açlıktan öleceğini bilse kendisine ait olmayan bir şeye el uzatmak aklına bile gelmez. Ama şahsiyet basamağında ufak tefek düşmeler olabilir.

ÖRGÜNÖZ FİKİR SİSTEMİNE GÖRE KİŞİLİK EĞİTİMİNİ NEDİR

Kişilik eğitimi ile amaçlanan kişinin derinliklerinden itibaren kendisini tanıması, oluştaki güzelliklerini açığa çıkarması, Allah’ın murat ettiği amaç olan insanın ortaya çıkmasıdır.

Burada eğitici fikrin ilkelerinin ve pratik gereklerin kişinin inanç vücuduna dokunması büyük önem arz eder. Çünkü bizim eğitimcimiz bunları eğitimin alfabesi olarak belirtmektedir. Bu ilkeler uygulanmadan başka ilkelere geçilmez.

Örgünöz fikir sitemine göre insan Allah(c.c)’ın sahiplik yetkisidir. İnsan sahiplikle yetkinin karışımına denir. İnsanın kaderi sahipliktir. İstediğine sahip olabilir, ama yalana ama doğruluğa ancak neticesine yine kendisi katlanır. Bu daireden hiçbir beşer çıkamaz. Onun için kişilik eğitimi ile sahiplik talimi yapılmaktadır. Kişi öncelikle gövdesel arzularına sonra da düşüncesine, inancına, davranışına velhasıl neyi varsa ona sahip olmayı hedefleyecek ve bunun talimini yapacaktır.

Kişilik eğitiminin bir yönü de inançların öz ve safi yapımıza göre yeniden biçimlendirilmesi, geçici değerler olan madde, makam, şöhret, şehvet, ne derler ve desinler inançlarından kurtulup bunun yerine insanın inanç dünyasında tek değer olarak Allah’ın insanlığını alması ve buna göre yaşaması son derece önem arz eder. Çünkü bu yolda amaç insanlık şerefine ulaşmaktır. İnsanı her şeyin üstünde tutmak ve insanı amaç edinmek temeldir. Hal böyleyken maddeyi insandan değerli görmek ve madde için yaşamak insanlık sıfatının dışında yer alır.

Başka bir yönüyle sağlıksız olan kafa yapısı ve aklı da bu eğitim içerisinde insana yakışır şekilde sağlıklı ve çalışır hale getirmeye çalışılmaktadır. Çünkü tüm sorunları kökeninde aklın sağlıklı çalışmaması ve inançların da bu doğrultuda gövde temelli oluşmasıdır. Fikre göre akıl demek ciddiyet, dikkat, anlayış ve taktir demektir. Kafa yapısının bu güdümleri terbiye edilmeye, ve insanlık noktasında çalıştırılmaya çalışılmaktadır.

Her insan şöyle düşünmelidir: sorunlar benim aklımdan ve inanç dünyamdan tezahür etmektedir. Ancak aklım sağlıklı çalışmaya başlarsa ve bu inançlardan kurtulursam huzura kavuşabilirim.

Kişilik eğitiminin amacı insanı oluştaki yüceliğine ulaştırmaktır. Bu da ancak kendi yüceliğine ulaşmış bir insan ustası ile yapılır. Hiç kimse yalnız başına kendini tanıyamamış ve yüceliğine ulaşamamıştır.

ÖRGÜNÖZ FİKİR SİSTEMİNE EĞİTİMCİNİN ÖNEMİ

Kişilik eğitimi bireysel yapılan bir eğitimdir. Burada kişinin kendisi ile meşgul olması, kendini de büyük bir azimle eğitmeye koşması önemlidir. Eğitim içerisinde hayatın her alanını ilgilendiren ölçüler verilmiştir. Kişi bu ölçüleri ön kabul olarak alacak ve sonra da o şablona uymaya çalışacak. Ancak kişi eğitimini kendi kendine sürdüremez. Hangi alanda uzman olmak istenirse muhakkak o işin uzmanı bulunmalıdır. Hemen hemen her meslek usta-çırak ilişkisi içerisinde öğrenilir. Kaldı ki burada bahsedilen şey insan denilen ve ucu bucağı belli olmayan bir varlıktır. Ayrıca kişinin nefsinden ve zararlı alışkanlıklarından kurtulması, yani kendi benliğinden, bencilliğinden kendini kurtarabilmesi imkânsızdır. Çünkü bir eğitimci olmasa bunların bilgisine bile ulaşmak son derece güç. Yani insanı kendine gösterecek bir ayna, içinide insan yapacak, vasıflarıyla örnek ve destek olacak bir eğitimcinin önemi ortaya çıkmaktadır. Abdülkadir Duru Bey insanın neden eğitime ihtiyaç duyması gerektiğini şöyle özetlemektedir.

a) Niçin Eğitime Girilecek

• Özellikle kendimi tanıyıp bilmek mecburiyetindeyim. Kendini tanıyabilen şerefli dost olabilmiş bir gerçek insanı bulmak ve özbenliğimi ondan öğrenmek zorundayım.

• İrademe ne kadar hakim olsam yine yetmiyor. Bu hakimiyetimi temin ettirecek bir dost bulmak benim için en önemli ihtiyaçtır.

• Bir sürü yeteneklerim var. Bunları meydana koymak istiyorum. Bazı yeteneklerimi kullansam, başarılı olsam bile tatmin olamıyorum. Bütün yeteneklerimi müspetleştirmem için bana bir dost lazım.

• Maneviyatımın yüksek olmasını istiyorum. Ne kadar metin olsam, yer yer maneviyat zayıflıklarına uğruyorum. Zaman zaman tereddüt, kuşku, korku, yetersizlikler ve etkiler altında kalıyorum. Oysa bende bunların olmaması lazım. Her an maneviyatlı olmam şart bu önemli durumumu da gerçek bir istikrara kavuşturmam için yine bir dosta şiddetle ihtiyacım var.

• Kendime yakıştıramadığım yanlış alışkanlıklarım var. Ne kadar zorlasam, terk edemiyorum. Bir kaçını terk edebilsem bile o da geçici oluyor. Bu da benim küçük düşmeme sebep oluyor. Baş edemediğim zararlı alışkanlıklarımdan kurtulabilmem için şiddetle bir dosta ihtiyacım var.

• Kutsallıkla dolmam ve doyup tatmin olmam da şart. Ayrıca sağlam ve müspet bir inancım, ona göre de muhakkak güvencim olması da şarttır. Saygı değer bir insan olmak mecburiyetindeyim. İçimle baş başa kaldığım her an kendimden hoşnut olacak bir vicdan hürriyeti bulmak zorunluluğu hissediyorum. Bu önemli ihtiyacımı gerçek anlamıyla karşılamam gerekiyor. Bunu da karşılamam için bir dosta şiddetle ihtiyacım var.

• Her engeli aşacak, her cefaya katlanıp başarıyla sonuçlandıracak, her güçlüğü yenecek, her istediğimi yapabilecek, her istemediğimi yapmayacak güçte olmam lazım. Bulunduğum ortamın hatta dünyanın örneği ve öncüsü olacak gücü ve yeteneği kendimde bulmamı temin edecek dost gerek bana. Bulacağım bu yeterlilikteki dost hayatıma anlam kazandıracağından hayatımdan da önemlidir benim için. İşte böyle sağlam bir dost bulamayan insan rotasız bir gemi gibidir. Kendisine bir yol bulup iddiasını sürdüremez. Hedefsiz, gayesiz, başıboş dolaşır durur.

ÖRGÜNÖZ FİKİR SİSTEMİNE GÖRE Eğitimciden Faydalanma Yolları

• Bulacağım eğitimciye içimle dost olacağım. Bütün sırlarımı ve her şeyimi rahatça anlatmak için çekinmeyeceğim ki hayat problemlerimi benimle birlikte çözümlesin bu dost. Benim bildiğim onun bilmediği hiçbir şey kalmayacak.

• Her şeyden önce gelen ihtiyaç gerçek eğitimci ihtiyacıdır ve eğitimci tek olur.

• Eğitimci denince akla özel bir kişi gelir. Öyle kişiler, dünya üzerinde pek az bulunur. Onların kendileri faydalı olduğu kadar fikirleri ve tavsiyeleri de tatbik edenlerin hayatına anlam kazandırır.

• Eğitimci olabilecek kişilerin görünürde açık belirtileri yoktur. Herkes gibidirler. Ancak o kişiyi gören kim olursa olsun, tanısın tanımasın kendine gelir. Eğitimcinin yanında bulunduğu zaman en karışık, en sıkıntılı olanların bile beş on dakika içerisinde içi ferahlar, zihni durulur ve bir sevinç başlar içinde.

• Bütün yaptıklarına karşılık bizi aktif, enerjik, özgür, örnek ve saadetli görmek isterler. Mutlaka şerefin tamlığına ulaştırmak için can atarlar. Onların beklediği karşılık bunları görmektir. Bu da onların gerçekten dost, gerçek eğitimci olduklarını gösterir.

ÖRGÜNÖZ FİKİR SİSTEMİNE Belirtilerini Tespit Ettiğim Bana Yeterlilik Kazandıracak Eğitimcim İçin Önkabullerim.

• Böyle bir eğitimci bana her şeyden önce fikri ile muhataptır. Eğitimcimin benim problemlerimi çözümleyecek fikri ve tavsiyesi, bana ulaşır ulaşmaz uygulamak zorundayım. Uygulamadığımdan faydalanamam, eğitimcimi de mesul tutamam. Yani eğitilmeyi amaçlamazsam eğitimcinin dostluğunu feda etmiş olurum.

• Eğitimcimin her yaptığı, her sözü benim faydam içindir. Bunun yorumu benzetmesi olamaz.

• Onun aklı da tecrübesi de bu gerçekliğe ulaşıncaya kadar ortaya koyuyor ki, onun tavsiyelerini uygulamaktan başka yapacağım hiçbir şey yoktur. Eğer yeterlilik ve gereklilik gücünü kendimde bulmak, zekamı güçlendirmek istiyorsam; Onun sözlerini büyük bir ehemmiyetle ciddiye almam şarttır.

• Eğitimcim kime ne muamele ederse etsin beni alakadar etmeyecek.

• Başkalarına söylediği sözler beni ilgilendirmeyecek. Ve fikrin bütün neşriyatını içine gire gire, altını çize çize, anlamaya çalışa çalışa okuyacağım ve okutacağım.

• Özellikle sözünü tutup uygulayacağım. Kendi özel hayatımı ve dostla olan ilişkilerimi hiç kimseye anlatmayacağım, duyurmayacağım.

• Eksiklerimi gidermek yönünde eğitimcimden yardım istemek için, içimdekilerini ona söyleyip, tavsiyelerini içtenlikle uygulayacağım.

• Eğitimcimden bulduğum güçlenmeyi, yeteneklenmeyi ve bütün faydaları hesap edip, geçmiş yaşamımla farklılıkları tespit edeceğim.

• Yanında bulunurken diri, aşklı ve iddialı, uyanık, dürüst olmak isteğinde ve çabasında olacağım. Ondan beklemeyip kendim yapmakla güçlülüğe ulaşacağımı kesinlikle bileceğim.

• Eğitimcimin bana bütün yapacağı inancımı tashih edip, müspet fikir beyan etmesidir. Verdiği fikirleri ne kadar ciddiyetle uygularsam, o kadar gerçekleşirim.

• Eğitilmek demek; dosta kayıtsız şartsız inanıp güvenmek, aynı ağırlık ve ciddiyetle dosta inan-güven vermektir. Yani dosta son derece inanıp güvendiğimiz gibi biz de ona inan-güven vereceğiz. O da bize güven duyacak. Sonuç olarak bu gerçekler ışığında kişi kendine dönecek ve eğitici fikrin ilkelerini günlük hayat içerisinde yaşamaya, uygulamaya çalışılacak. Unutulmamalıdır ki kişilik eğitiminin ilk ve temel amacı hayatın güven temelli kurulmasıdır. Yüce Dost’un dediği gibi insanın hayatı güven üzerine kurulmuş bir saraydır.

                                           Deniz Tonga

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara