“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

HAFTALIK NOTLARIM

 

HAFTALIK NOTLARIM-1

 

ÖNÜMDE YAŞAYAN, BAŞARAN BİR ÖRNEK VAR

 

Bu haftaki konumuz, Eğitimcimizin yerini, konumunu görmeme ve daha da ciddiye almama vesile oldu. O’nun tavsiyelerini uyguladıkça, O’nun değerlerine uygun yaşamaya çalıştıkça daha çok sevmeye başladım. Kalpten ve samimice sevmeye başladım. Her an Eğitimcim yanımda değil ama manen O’nun varlığını daha çok hissetmeye başladım. Yaşantımda, eğitimimde, karşılaştığım sorunlarda yavaş yavaş görülüyormuş gibi hissedip, daha aklı selim davranıyorum. Bu his git gide çoğalmaya başladı.  Düşündüm; aslında beni her an gören, işiten, beni benden iyi bilen Allah (c.c) var, niye bunları unutarak hareket ediyordum?  Eğitimcimiz sayesinde Allah’ı tanımaya başlıyoruz. Her an gözetildiğimizi, duygu ve düşüncelerimizin bilindiğini fark ederek, bilinçle yaşama yolunda adım attığımı hissediyorum.

 

Kıskançlık gibi olumsuz düşünceler konusunda Eğitimcimin tavsiyesi beni çok rahatlattı. Güzel bir formül bulmuş oldum. Tamam, eğitimdeyim ama olumsuz düşünceleri sıyırıp atmak gibi bir durum yok. Gelen olumsuz düşüncelere hiç kendimi kaptırmadan, yokmuş gibi davrandım. Üstünde durmadım ve faydasını görmeye başladım. İlgimi iyiye ve güzele yönlendiriyorum hemen. Bu hafta Eğitimcimin tavsiyelerini içimde döne döne tekrar ettim. Uygulama fırsatı da verdi Rabbim çok şükür.

 

Annemler Ankara dışına çıktılar. Bizde müsaitken yakınlarımızı davet ettik. Kendi doğallığımla, bir fikrin içinde olduğumu hiç unutmadan iki gün onları ağırladım. İnsanın derdi kendi eğitimi olunca her şey nasılda yolunda gidiyormuş. Beğenilme, sevgi ve saygı görme endişesi taşımayınca zaten insanlar doğal olarak bunları gösteriyormuş. Hatta misafirlerimin hiç olmadığı kadar bana sevgili ve samimi yaklaştığını gördüm.

 

Kardeşimin evini yerleştirmek için Eskişehir’e gittik. Gider gitmez iş kıyafetlerimizi giyip Bismillah deyip işe başladık. Gözümde büyütmediğim için çok rahattım. Kardeşimde vardı. Sohbet ettik; burada biz bir gerekliyi yapıyoruz,Allah rızasını gözetelim, biz bu işleri yapınca Eğitimcimizde çok memnun olur dedik. O da gayet güzel şekilde üstüne düşeni yaptı. Kendi işimize gösterdiğimiz ciddiyeti göstererek her şeyi layıkıyla yaptık. İki günde zor biter denilen işi biz hava kararmaya başladığında bitirmiştik. Yeter ki insanın zihni duru olsun, her işi çok da güzel halloluyormuş.

 

Yeter ki yaptığımız her şeyde Allah rızasını gözetebilelim hiçbir şey zor gelmiyor. Her işimi, her ilişkimi bu temele bağlasam ne güzellikler olur… İnşallah bunu da başarabiliriz. Hiçbir şeyin imkânsız olmadığını Eğitimcimin hayatından gördüm. Önümde yaşayan, başaran bir örnek var. Bunun için Rabbime çok şükrettim.

 

HAFTALIK NOTLARIM-2

 

ZORLANDIĞIM HER NOKTADA PES ETMEDEN MÜCADELE EDİNCE DAHA DA GÜÇLENİYORUM

 

Bizi her türlü olumsuz düşünceden kurtaran bir fikrimiz olduğu için tekrar tekrar şükrettim. Her bir ilkemiz bize güç veriyor. Bizi bize döndürüyor. Birçok insanla sürdürdüğümüz hayatımızda kendimizi kaybetmenin aksine, kendimizi bulmamızı, kendimizi tanımamızı sağlıyor. Başkasına bir iyilik yaptığımızı sanıyoruz ama o iyilik bizim için gerekliymiş, onu görüyoruz. Karşımızdakine gayret ve azim verici oluyoruz ama aslında bizim zihnimiz açılıyor. Ne edersek kendimize ediyoruz.

 

Hazreti Hatice annemizi mümine bir hanım olabilme yolunda kendime örnek alırım. Hep eşine yardım etmiş. Hem manen hem maddeten her türlü fedakarlığı yapmış. Tüm servetini  Efendimiz (S.A.V) yoluna, İslam uğruna harcamış. Verdikçe huzur duymuş. Verdikçe asırlardır unutulmayan “HATİCE” olmuş. Aslında karşıya yapmış gibi ama o asırlardır saygıyla, hürmetle anılan, örnek alınan bir şahsiyet olmuş.

 

Bazen hep ben mi destek olacağım, hep ben mi anlayışlı olacağım, benim de anlayışa, şefkate ihtiyacım var gibi bir düşünceye kapılacak oluyorum. Ama kendimi kaptırmadan yeniden Bismillah diyorum. Sen eğitilmek istiyorsun, sen kişilik eğitiminde başarılı bir talebe olmak için dua ediyorsun. İstediğin buysa hep sen anlayış göstereceksin, hep sen beklemeyen taraf olacaksın diyorum. Ben insan olmak, insanca yaşamak, insanca yaşatmak istiyorum. Bakıyorum, zorlandığım her noktada pes etmeden mücadele edince daha da güçleniyorum.

 

Hedefimin daha da sağlamlaştığını görüyorum. Varmak istediğim hedefimin önemini daha iyi idrak etmeye başladım. O yüzden karşıma zorluklar, sıkıntılar, engeller tabi ki çıkacak ama asıl mesele ben bunları sıkıla sıkıla, vahlayarak, tühleyerek mi; yoksa azimle, ciddiyetle, daha da gelişerek mi atlatacağım? Çalışkan öğrencide tembel öğrencide bir şekilde yıl sonunda o karneyi alıyor, sınıfı geçiyor. Çalışkan öğrenci hakkını vererek, öğrenerek, gelişerek, kendini eğiterek geçiyor. Tembel öğrenci ise kıvranarak, ağlayarak, bin bir mahcubiyetle.

 

Bende eğitimimde sağlam adımlarla ilerlemeliyim. Ezbere değil, takdirimle, tespitimle, inanarak, güvenerek ilerlemeliyim. İşte bu düşünceler bize eğitimimizin, fikrimizin kazandırdıkları... Bu ayki konumuzda yine zihnimizi açtı, takdirimizi arttırdı. Dar zihniyetlerimiz genişlemeye başladı.

 

Tekmile Candemir

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz